Havacılıkta Atmosferin Önemi

2230

Havacılık sektöründe çalışanlara sesleniyoruz..! Mesleğinizi tam öğrenip havacılık sektöründe yerinizi alabilmeniz için gerekli bilgi ve birikime sahip olmanız, bunları uygulamalarla pekiştirmeniz gerekmektedir. Gerekli uygulamaları yapabileceğiniz ortamlar Atölye, uçak bakım merkezleri vb.dir. Aksi takdirde becerileriniz bilgiden öteye gidemez. Bu yazımızda Havacılıkta Atmosferin Önemi  konusunu Hezarfen Havacılık Dergisi olarak sizlerle paylaşıyoruz.

Dünyayı çepeçevre saran gaz örtüsüne atmosfer denir. Atmosferin alt sınırı, kara ve deniz yüzeyleriyle çakışır. Üst sınırını ise yerçekiminin etkisi belirler. Ekvatordan kutuplara doğru yerçekimi arttığı için atmosferin şekli dünyanın şekli gibi küreseldir.

Atmosfer kendini oluşturan gazların karışımı ve gidişindeki farklılıklar nedeniyle çeşitli katlara ayrılmıştır. Bu katlar yeryüzünden yukarıya doğru troposfer, stratosfer, kromosfer, iyonosfer ve ekzosfer şeklinde sıralanır.

Troposfer

 Atmosferin, yeryüzüne temas eden, alt bölümüdür.
 Tüm gazların % 75‟inin bulunduğu bu katmanda yoğunluk en fazladır.
 Troposfer, yerden havaya yansıyan ışınlarla alttan yukarıya doğru ısınır. Bu nedenle alt kısımları daha sıcaktır. Yerden yükseldikçe sıcaklık her 100 m‟de yaklaĢık 0,5°C azalır.
 Su buharının tamamı troposferde bulunduğu için tüm meteorolojik olaylar burada oluşur.
 Güçlü yatay ve dikey hava hareketleri görülür.
 Yerden yüksekliği 6 – 16 km arasında değişir

Stratosfer
Troposferin üstündeki katmandır.
 Yatay hava hareketleri görülür.
 Su buharı hemen hemen hiç bulunmadığı için dikey hava hareketleri oluşamaz. Bu nedenle sıcaklık dağılışı oldukça düzgündür.
 Sıcaklık her yerde yaklaşık -50°C‟dir.
 Üst sınırı yerden 25 – 30 km yüksekliktedir.
ġemosfer
 Stratosfer ile iyonosfer arasındaki katmandır.
 Stratosfer ile şemosfer arasındaki 19-45 km‟ler arasında oksijen azot haline gelerek ultraviyole ışınlarını tutar.
 Üst sınırı yerden 80 – 90 km yüksekliktedir.

İyonosfer
 Ültraviyole (mor ötesi) ışınlarının, molekülleri parçalayarak iyonlar haline getirdiği katmandır.
 Yerçekimi azaldığı için iklim üzerinde belirgin bir etkisi yoktur.
 Radyo dalgalarını yansıtır
 Üst sınırı yerden 250 – 300 km yüksekliktedir.
Eksosfer (Jeokronyum)
 En üst tabakadır.
 Yerçekimi çok azaldığından gazlar çok seyrektir.
 Hidrojen ve helyum gibi hafif gazlar bulunur.
 Atmosfer ile uzay arasında geçiş alanıdır.
 Kesin sınırı bilinmemekle birlikte üst sınırının yerden yaklaĢık 10.000 km yükseklikte olduğu kabul edilmiştir.
 Atmosferde bulunan gazların %75‟i ve su buharının tamamı troposferde bulunur
 Her zaman bulunan ve oranı değişmeyen gazlar; % 78 oranında azot, % 21 oranında oksijen, %1 oranında asal gazlar (Hidrojen, Helyum, Argon, Kripton, Ksenon, Neon) dır.
 Her zaman bulunan ve oranı değişen gazlar; su buharı ve karbondioksittir.
 Her zaman bulunmayan gazlar; ozon ve tozlardır.

Su buharı: Yere ve zaman göre oranı en çok değişen gazdır. Yeryüzünün aşırı ısınıp soğumasını engeller. Yağış, bulut, sis gibi hava olaylarının doğumunu sağlar. Atmosferin önemi burada da ortaya çıkmaktadır.

Karbondioksit: Atmosferin güneş ışınlarını emme ve saklama yeteneğini artırır. Havada karbondioksit (CO2) miktarının artması sıcaklığı artırıcı, azalması ise sıcaklığı düşürücü etki yapar.

Ozon: Hava içindeki oksijen (O2) mor ötesi (ultraviyole) ışınlarının etkisi altında ozon (O3) haline geçer. Ozon gazı, içinde hayatın gelişmesine olanak vermez; ancak atmosferin üst katmanlarında ultraviyole ışınlarını emerek yeryüzündeki yaşam üzerinde olumlu bir etki yapar.

Yeryüzünden 19 – 45 kilometre yükseklikler arasında bulunan ozon katının son yıllarda inceldiği hatta yer yer delindiği belirlenmiştir. Özellikle buzdolabı, soğutucu, araba ve spreylerden çıkan gazların (kloroflorokarbon) neden olduğu anlaşılmış ve bu gazların kullanımına kısıtlamalar getirilmiştir.

Yeryüzüne ulaşan mor ötesi ışınlardaki artış, sıcaklıkların artmasına, buna bağlı olarak buzulların erimesine, bitki örtülerinde değişimlere neden olmaktadır.