Türkiye’nin İlk Uçak Fabrikası

6073

Uçaklar bir milletin gelişimini etkileyen en önemli etkenlerden biridir. Göklerde olmayan bir milletin yerlerde varlığını sürdürmesi düşünülemez. Havadaki, karadakine göre her zaman öndedir. Bu tarz düşünceler içerisinde olan Türk Milleti uçak konusunda gerekli atılımları yapmıştır. Fakat neler oldu da bu atılımlar engellendi. Türkiye’nin ilk uçak fabrikası noldu? Bu yazımızda işte bu soruların cevabını aramaya çalıştık. 70 yıl önceki babayiğitler ile 2014 yılının babayiğitlerini karşılaştırma görevini sizlere bırakıyoruz.

 Türkiye’nin ilk üretilen uçağın 70 Yıl önce yapılan “Made in Turkey” olduğunu, biliyor muydunuz? Yıllar önce büyük umutlarla başlanıp, fakat üzücü bir sonla biten uçak üretimi serüveni tarihimizde işte böyle yer alıyor…

İlk Uçak Fabrikası

Devrin en zengin iş adamı olan Demirağ, 1936 yılında devletin ilk uçak fabrikasına kurma girişimine başlamış. O yıllarda ordunun uçak ihtiyacı halktan ve zengin işadamlarından toplanan bağışlarla karşılanmaktaydı. Kendisinden uçak satın almak için başlatılan bir bağış kampanyasına katılması istendiğinde “Benden bu millet için bir șey istiyorsanız, en mükemmelini istemelisiniz. Mademki bir millet tayyaresiz yaşayamaz, öyleyse bu yaşama vasıtasını başkalarının lütfundan beklememeliyiz. Ben bu uçakların fabrikasını yapmaya talibim.” sözleriyle karşılık vermişti.

Demirağ, fabrikayı memleketinde kurmayı planlamıştı. Ancak öncelikle İstanbul’da bir deneme atölyesi kurulacaktı. Bu amaçla Çekoslovak bir şirketle anlaştı. İstanbul’da Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi’nin yanında atölye binası inşa edildi. Deneme uçuşlarını yapabilmek için Yeşilköy’deki Elmaspaşa Çiftliği’ni satın aldı ve üzerinde büyük bir uçuş sahası, hangarlar ve uçak tamir atöleysi yaptırdı. Uçuş sahası, Avrupa’nın en büyük havaalanı olan Amsterdam Havaalanı büyüklüğünde idi. Bu alan, günümüzde Uluslararası İstanbul Atatürk Havalimanı olarak kullanılıyor.

Uçakları kullanacak Türk pilotların yetişmesi için bir havacılık okulu kurmak gerekiyordu. Pistin bulunduğu arazide Gök Okulu kuruldu. Okul, 1943 yılında kadar 290 pilot yetiştirdi. Yeşilköy’deki Gök Okulu’ndan önce Divriği’de de bir Gök Ortaokulu açtı. Sivas’ın hiçbir ilçesinde ortaokul yokken açılmış bu okulda öğrencilerin tüm masrafları karşılanıyor; öğrenciler havacılığa özenmeleri için İstanbul’a getirtilip uçuş dersleri veriliyordu.
Beşiktaş’taki uçak fabrikasında üretilecek uçak ve planörlerin planını Türkiye’nin ilk uçak mühendislerinden Selahattin Reşit Alan çizdi. 1936’da ilk tek motorlu uçak üretildi ve ND-36 adı verildi. 1938’de NuD-38 adlı çift motorlu 6 kişilik yolcu uçağı yapıldı. NuD-38, 1944 yılında dünya havacılığı yolcu uçakları A sınfına alındı. İlk uçak siparişini 1938 yılında Türk Hava Kurumu (THK) verdi.

Nuri Demirağ, havacılık alanında çalışmalarına 1939’da Türkiye’nin ilk yerli paraşüt üretimini gerçekleştirerek devam etti. 1941’de tamamen Türk yapımı ilk uçak İstanbul’dan Divriğ’e uçtu. Nuri Demirağ’ın oğlu ve Gök Okulu’nun ilk mezunlarından olan Galip Demirağ, bu uçuşta pilot idi.

THK tarafından sipariş edilen 65 planör kısa sürede teslim edildikten sonra; NuD-36 adlı 24eğitim uçağı tamamlanmış, deneme uçuşları İstanbul’da gerçekleşmişti.

Uçak Atölyesi’nin Kapanması

THK’nın siparişi olan ve son olarak İstanbul’dan Eskişehir’e uçan uçakların teslimi için Eskişehir’de bir kez daha test uçuşu yapılması talep edilmişti. Test uçuşunu uçuş tecrübesi az olan başmühendis Selahattin Alan’ın kendisi yaptı ve iniş sırasında kaza geçirerek hayatını kaybetti. Bu kazadan sonra THK siparişi iptal etti. Nuri Demirağ, mahkemeye verdiği THK ile yıllar süren bir mahkeme sürecine girdi. Mahkeme THK lehine sonuçlanınca fabrika ve Gök Okulu kapandı. Beşiktaş ta üretilen uçakların uçuş deneme testleri ve gök okulu için yapılan pistler, hangarlar, üzerlerindeki bütün yapılı binalar o yıllarda Dünyanın en büyük hava alanı Amsterdam Havaalanı büyüklüğündaki bütün kurulu tesisler istimlak edildi. Bu havaalanı günümüzdeki Yeşilköy Atatürk havalimanıdır. İspanya, İran ve Irak’tan alınan siparişler engellendi, elde kalan uçaklar hurdacıya satıldı. Nuri Demirağ’ın davayı kaybettikten sonra hükümet üyeleri ve cumhurbaşkanına mektuplar yazarak yanlışlığın düzeltilmesi için yaptığı girişimler başarısız oldu.
Böylece Türkiye’nin havacılık macerasının bitişi, Nuri Demirağ için de zorlu yılların başlangıcı olur.