Uçak Kaçıran Leyla Halid Mücadelesi

Filistin kurtuluşunun sembol ismi Leyla Halid’i ne kadar iyi tanıyorsunuz. Mücadelesi, uçak kaçırmaları, evlilikleri, boşanmaları, elbisesiz doğan çocuğu, dillere destan güzelliği… Sarah Irving’in kitabını okumalısınız.

5236

Leyla Halid Filistin mücadelesinin simge isimlerinden. Radikal Gazetesinden İpek ÖZBEY, Leyla Halid’in mücadelesini, uçak kaçırmalarını, evliliklerini, boşanmalarını, elbisesiz doğan çocuğunu ve dillere destan güzelliğini kaleme aldı. İşte İpek ÖZBEY’in kaleminden Leyla Halid ve Sarah Irvıng’in Filistin Kurtuluşunun Simgesi isimli kitabı…

“Tel Aviv’in üstünde uçtuğumuzda, Filistin’i gördüğüm o ilk anda bir operasyon yürüttüğümü unuttum, tamamıyla unuttum. Gözlerimle görmek istiyordum, o kadar. Ve sonra Hayfa’yı gördüğümde… Onu, evimi, her hatırladığımda, benden küçük bir parça orada kaybolur, sanki alfabeyi sökmeye çalışıyormuş gibi… Çok tutkulu bir andı. Büyükannemi, teyzelerimi, hâlâ orada olan herkesi çağırıp geri döndüğümüzü söylemek istedim. Pilot bile basın toplantısında, ‘Onun ne kadar tutkulu olduğunu hissettim. Hatta yüzündeki tüylerin diken diken olduğunu gördüm’ demişti. Çünkü onun tepesinde duruyordum ve bana bakıyordu…”

Meşhur Kara Eylül olaylarını takip eden yıl, dört uçak kaçırma eylemiyle Filistin kurtuluşunun sembol ismi olan Leyla Halid, işte uçak kaçırma anında neler düşündüğünü böyle anlatıyor.

Batı medyasına göre bir “fıstık”tı
Filistin Halk Kurtuluş Örgütü’ne katıldığında henüz on beş yaşındaydı Leyla Halid. Araplar, 1947 yılında BM bölünme planını geri çevirdiği zaman, Araplarla Yahudiler arasında çatışmalar başladı. Halid’in ailesi 1948’de babalarını geride bırakarak Lübnan’a kaçtılar. Onlar Hayfa’dan ilk kaçan Filistinlilerdi. Halid daha dört yaşındaydı. Anıları silik olsa da korkuları ona o günleri anımsatıyordu: “Bir merdiven hatırlıyorum, çünkü sokakta çatışmalar olduğunda koşup altına çömelirdik. Tahta bir merdivendi ve tırabzanı vardı. Bir keresinde elektrik kesilmişti ve bir akrabamız gelip anneme sokağa çıkma yasağı olduğunu söylemişti; ben de merak etmiştim, sokağa çıkma yasağı neydi ki? Elektrik kesilmesinin sokağa çıkma yasağı olduğunu düşünmüştüm. Kelimeleri doğru söyleyemiyordum            ve herkes bana gülüyordu.”

Kitabın yazarı Sarah Irving, Leyla Halid ile 2002 baharında bir dizi konuşma yapmak için Britanya’ya geldiğinde tanıştı. Halid, o sıralarda ellilerinin sonunda ve hâlâ çok güzeldi. Hâlâ diyoruz, çünkü uçak kaçırdığı yıllarda Audrey Hepburn’e benzetiliyordu, bu da basının ilgisini ilk kadın terörist tanımlaması kadar çekiyordu. Hatta Batı medyasında ondan “fıstık” diye bile söz edildiği oluyordu.

Leyla Halid, ilk kadın hava korsanı diye anılıyor, hepimiz böyle hatırlıyoruz değil mi? Ancak kitapta da yer aldığı gibi bazı kaynaklar, Halid’in bu unvanı üç yılla kaçırdığını söylüyor. 1966’da Falkland Adaları’na giden bir uçağı, buranın Arjantin’e dahil olması talebiyle kaçıran ve kendilerine Akbabalar adını veren gruptakilerden birinin kadın olduğu belirtiliyor. Popüler oluşu, onu biraz da “ilk” olmaya yakıştırıyordu. O, her zaman alışılmış değerlere meydan okudu. Arap dünyasında boşanmış kadın olmayı umursamadı, ünlü olmayı önemsemedi, onun tek derdi Filistin’in kurtuluşuydu. Gerilla olmayı ünlü olmaktan daha fazla istiyordu. Yine de onunla tanışan bir İngiliz işadamı şu yorumu yapıyordu: “Ona tıpkı ziyarete gelmiş bir astronot gibi davranılıyor.”

Bu onun işini kolaylaştırmıyordu elbet. Bir sansasyonel görev daha istiyordu ama artık çok deşifre olmuştu. Çareyi yüzünü değiştirmekte buldu. Toplam altı estetik ameliyat geçirdi. Yeni görevine hazırdı. Havaalanının gidiş salonunda bir güvenlik görevlisi ona silah taşıyıp taşımadığını sorduğunda vurgulu bir inkârın ardından, “Benim gibi bir kız neden tabanca ya da bıçak taşısın memur bey?” diye sordu. Adam ona kanarak özür diledi.

Evi bavulunda
Kuveyt, Beyrut, Ürdün, Sovyetler, İngiltere’de hapis günleri derken evini bavulunda taşıyan bir kadın. Uçak kaçırma anından, yurt özlemine, özgürlük arayışından dostlarını, kardeşini toprağa verişine dopdolu bir hayat öyküsü bekliyor sizi bu kitapta.

Sarah Irving, Leyla Halid’in Filistin halkının tarihiyle iç içe geçen devrimci hayatını kendisiyle ve onu tanıyanlarla yaptığı röportajlara dayanarak eleştirel yönden kaleme almış. Kitap, Filistin direnişinin ve Leyla Halid’in üyesi olduğu Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin geçirdiği tarihsel dönüşümlere de ayna tutuyor. Bu arada iki evlilik, iki çocuklu bir gerillanın ışığında feminizm mücadelesini ve Halid’in özel hayatıyla ilgili pek çok bilinmeyeni gözler önüne seriyor.

Leyla Halid’in hayatı ekseninde bir siyasi tarih de sizi bekliyor, Nakba, 1967 Altı Gün Savaşı, Leyla Halid’in tüm dünyada tanınmasını sağlayan uçak kaçırma eylemleri, 1970 Kara Eylül olayları, Lübnan iç savaşı ve Filistin İntifada’ları…

Halid’in yazara söylediği bir hayat doktriniyle bitirelim yazıyı: Hayattaki büyük zevkler iyi yemek, iyi içki ve iyi aşk. Listeye sigarayı da eklemeliyim… Şaşırtıcı değil mi?

LEYLA HALİD
Filistin Kurtuluşunun Simgesi
Sarah Irvıng
Çeviren: Ayşe Düzkan
İntifada Yayınları
2014, 196 sayfa, 18 TL.

İpek ÖZBEY/RADİKAL