Yan Rüzgar ve Uçaklara İnanılmaz Etkisi – 10 Video

Yan rüzgarlar yani crosswindler pilotların en korktuğu olayların başında gelmektedir. Hezarfen Havacılık Dergisi olarak sizler için seçmiş olduğumuz en kışkırtıcı 10 inişi yayınlıyoruz.

1624

Yan rüzgar yani crosswindler pilotların en korktuğu olayların başında gelmektedir. Bir motorunu kaybetmiş uçağı yere indirmek kolaydır fakat yan rüzgar etkisinde kalan uçağı indirmek gerçekten ciddi beceriler istemektedir. Hezarfen Havacılık Dergisi olarak sizler için seçmiş olduğumuz en kışkırtıcı 10 inişi yayınlıyoruz. Yan rüzgâr veya crosswind, seyahat hâlindeki bir taşıta sancak (sağ) veya iskele (sol) tarafından “dik” olarak etki eden rüzgârdır.

Havacılıkta yüzeye yakın seviyelerdeki yan rüzgâr özellikle inişte önem kazanır. Her uçağın bir yan rüzgâr limiti vardır ve yüzey rüzgârının yan bileşeni bu değerden yüksekse iniş yapılması tavsiye edilmez.

Eğer rüzgâr hava taşıtına tam dik olarak etki etmiyorsa yan rüzgâr bileşeni hesaplanır. ATIS gibi meteoroloji mesajlarında ve ATC tarafından verilen yüzey rüzgârının yan bileşeninin uçucular tarafından çabucak hesaplanması gerekir. Bu nedenle çeşitli pratik hesap yöntemleri geliştirilmiştir. Kaba bir hesapla, yüzey rüzgârının yönü pist istikâmeti ile:

  • 30° açı yapıyorsa rüzgâr şiddetinin 1/2’si
  • 45° açı yapıyorsa rüzgâr şiddetinin 2/3’ü
  • 60° açı yapıyorsa rüzgâr şiddetinin tamamı yan rüzgâr bileşeni olarak kullanılır.

Örneğin 04 istikâmetindeki bir pist yaklaşık olarak 040° yönündedir. Eğer yüzey rüzgârı 070/24K (070°den 24 knot) ise uçağın başı ile rüzgâr yönü arasında 30 derece (70-40) vardır. Dolayısıyla, yan rüzgâr bileşeni 130°den (040+090) yaklaşık olarak 12 knot’tur (24/2).

Hem pist istikâmeti hem de ATIS ve ATC tarafından verilen rüzgâr yönü manyetik kuzeye göre (M) tespit edilir ve uçuş ekibi tarafından gerçek kuzey (T) dönüşümü yapılması gerekmez.