IKON Pilot Okulu

Uçuşa gönül verenlerin yanında IKON güvenilir bir dost ve çözüm ortağıdır…

3641

1987 yılından bu yana, Erlangen de FTO İKON, öğrenciler yetiştirerek  onların uçma hayallerini gerçeğe dönüştürerek pilot olmalarını sağlıyor. IKON Uçuş Akademisinde, her kıtadan gelen öğrencilerine vermiş olduğu başarılı “Pilot Eğitimleri” ile dünyanın aranan Uçuş Okulları arasına girmeyi başarmıştır. Uzun yılların vermiş olduğu engin tecrübe ve uçuş eğitimleri ile havacılık sektöründe haklı yerini alan uluslararası güvenilir ve kaliteli bir kurum olduğunu ispatlamıştır.

Avrupa Havacılık Güvenliği Ajansı standartlarında vermiş olduğu eğitim ve pilotluk sertifikaları uluslararası geçerliliğe sahiptir. Teorik eğitimlerini modern eğitim ortamlarında, orijinal, kaliteli eğitim dokümanları ile etkin öğretme yöntemlerini uygulayarak gerçekleştiren deneyimli ve özverili personeli ile yüzlerce uçuş öğrencisiyetiştirmeyi başarmıştır. Bu pilotlar Alman ve yabancı havayolları ile hala uçmaktadır.
Kanıtlanmış eğitim anlayışı, deneyimli personeli ile teoride ve pratikte modern eğitim uçakları ile gelecekteki kariyer için temeller hala bu merkezde  atılıyor.

İKON GmbH, Alman ticari pilot okulların Derneği (VDV) ve Havayolu Pilotları Okulları Uluslararası Birliği (IAAPS) üyesidir.

 

İKON GmbH yeni model uçakları ile modern standartlara göre donatılmış bir filoya sahiptir.

IKON  Havacılık Eğitim Merkezinde, Kokpitte profesyonel çalışma için ATPL (Havayolu Taşımacılığı Pilot) mesleki faaliyetler  için CPL (Ticari Pilot) Hatta özel pilotlariçin – zor hava şartlarında uçuş IR (Instrument Rating), FI (lisans öğretim) – özel pilot, ticari pilotlar ve aletli uçuş eğitmeni eğitimi ve gece yeterlilik eğitimi  gibieğitim kursları verilmektedir.

Eğitim merkezi Avrupa eğitim kuralları JAR-FCL’a göre bir Uçuş Eğitim Organizasyonu (FTO) olarak yetkilidir. Mayıs 2003’ten bu yana da Avrupa pilot lisansları 30’dan fazla Avrupa ülkesinde geçerlidir.

Hızlı büyüyen havacılık sektöründe artan nitelikli pilot ihtiyacını karşılamak için profesyonel pilot eğitimi vermek üzere yola devam eden IKON un sahibinin aslındaTürk asıllı bir Alman iş adamı olması enteresan ama daha da enteresan olanı kendisi de bir pilot evet YAVER DEMİR…

YAVER DEMİR mekezi Nürnberg te bulunan mühendislik şirketi YAVER Holding’inde Yönetim Kurulu Başkanı. Türkiye’de Made in Germany kalitesinde bir Teknik Üniversite kurma hayallerini taşıyan Demir, ‘Eğitimin kalitesini arttırabilmesi için gerek eğitim sisteminde gerekse teknolojide meydana gelen yenilikleri yakalamakve bu değişiklikleri sisteme dahil etmek gerekmektedir’ dedi. IKON Havacılık Eğitim Merkezi ile Türkiye de yeni işbirliklerine açık olduğuna vurgu yapan iş adamı, gençlere ‘geleceğinizin mühendisliğini siz yapın’ diyor.

 

YAVER HOLDING

Mühendislik alanında faaliyet gösteren Almanya merkezli Yaver Holding’in Kurucusu Yaver Demir 1968 yılında doğar.

Demir, 1969 yılında göçmen işçi olarak Almanya’ya giden ailesinin ardından 1976’da bu ülkeye yerleşir. Üniversite de elektronik mühendisliği eğitimi alsa da aslında tek hayali pilot olmaktır. Ancak pilotluk eğitimi için cebinde yeterli parası yoktur. Para kazanmak ve pilotluk eğitimi almak için o dönemde bir şirket kurar. Böylelikle Yaver Holding’in de bir anlamda temelini atmış olur. Pilotluk eğitimini alır, lisansı elindedir  artık.

 

Aslında farklı bir hedefle kurduğu şirket, gittikçe enteresan bir hale gelecektir. O yıllarda Sanayiciler için Almanya’da üretim yapmak çok pahalı olduğundan dış kaynak kullanmak, doğu ülkelerine yönelmek mecburiyetindedirler. O dönemde daha çok Romanya’ya, Hindistan’a, Çin’e gidilirken Yaver Demir, onlara Türkiye’yi önerir. Böylece sık sık Türkiye’ye gidip gelinmeye başlanır. Bir taraftan Türkiye pazarı tanınırken diğer taraftan da 28 şirketin üretim için Türkiye’ye yönelmesinde rol oynarlar.

 

1995’te ilk olarak Manisa’da alüminyum cant fabrikasında üretim yaptırılır. Türkiye pazarını algılama sürecidir bu. Türkiye’nin de yatırımlara ihtiyacı vardır. Avrupa ülkelerinden yatırımcı çekmekte zorluk yaşanan o yıllarda Almanların dilini, kültürünü bildikleri için Türk şirketlerine yardımcı olmak kendileri için daha kolaydır. Bu kez 1995 yılında bir seramik fabrikasını ve armatür üretimini Türkiye’ye taşınmasında aracı olurlar. Almanya’daki şirketleri, Türkiye’deki şirket sahiplerine tanıtarak iş ortaklıkları ve bazılarıyla franchise yapılmasına ön ayak olurlar. Örneğin, Koç grup sonunda Almanya’daki alüminyum cant fabrikasını satın alınacaktır.

 

Bugün gelinen noktada;

Yaver Holding; İsviçre, İngiltere, Çek Cumhuriyeti, Avusturya, Lüksemburg’da faaliyet gösteriyor. 17 şubesi ile dört sektörde çalışmalarını durmaksızın sürdürüyor.

Holding Endustri, Enerji, Saglik, Altyapi  sektorlerinde faaliyet gostermektedir.Total muhendislik hizmetleri ile referanslara sahip olan YAVER Holding in Ankara ve Istanbul da da ofisleri bulunuyor.

 

İlk sektör Avusturya, Salzburg merkezli sanayi sektörü. Garantili bir sektör olduğu için Almanya’yı merkez belirleyerek enerji sektörü için çalışılıyor. İsviçre’deki şirket ise altyapı ağırlıklı olmakla birlikte, Polis ve askerin kullandığı, dinlenemeyen dijital telefon sistemleri kuruyor. İsviçre’de bu teknolojiyi geliştiren en büyük şirketlerden biri Yaver Holding. Ayrıca, trafik kontrol sistemleri, sinyalizasyon, tünel kontrol ve havalandırma sistemleri konusunda hatırı sayılır referanslara sahip.

 

Son olarak sağlık sektörüne giren holdingin Merkezi Avusturya, Litz de. Münih’te iki alışveriş merkezi, Allianz Arena, Münih ve O2 Berlin de akıllı bina sistemleri şirket tarafından kuruldu. Münih Havalimanı’nın soğuk hava depo sistemleri yine Yaver Holding tarafından oluşturuldu.

İngiltere’de ağır sanayide kullanılmak üzere büyük çapta gaz motorları dizaynı yapan (Rolls-Royce ‘a, hatta İran’a vs.) şirket bugün Kawazaki’nin ürettiği motorlarla, motor üretimi ve dizaynını yapan modeller arasında kalite bakımından hiçbir fark yok. Hatta üstünlükler dahi sözkonusu, çünkü pekçok şirket Re Design yapmak zorunda kalacaktır. Bu da şirketlerin motor verimleri, filtre sistemleri vs. verimi düşüreceği gibi masraflarını da artıracaktır. Yaver Holding motor ailesi 2020 Avrupa emisyon kurallarına göre yapıldığı için müşteriler için avantajlı bir tablo yaratmaktadır. Şu anda  gaz motor sınıfları içinde dünya çapında en yüksek verimi olan % 42-43 motorlar iken seri üretimde Holding  %45 üretecek, üstelik bu sınıfta hedeflenen  %46’dır.

 

Yaver Demir” Şu anda toplamda 61’i büyük çaplı olmak üzere, 300’e yakın küçük projemiz var.

Örneğin; 2012 yılı içinde irili ufaklı 277 mühendislik hizmeti siparişini hayata geçirdik.”

Yaver Holding’in gündemindeki en önemli projelerden biri üniversite.  Kuruluş hazırlıkları için çalışılan üniversite için ‘Dünyada hizmet savaşlarının yaşandığını daha da yaşanacağını biliyoruz. Yetiştirilecek  mühendislerle, hizmet savaşında daha güçlü yer alabilmek mümkün olacaktır.’diyor.

 

Mühendislik şirketi olarak bakış açımız, Türkiye’deki inşaat şirketleri çok çalışkan ve başarılı şirketler. Hastane yatırımlarına baktığımızda, binalar dış görünüşte çok şık gözükseler bile doğrusu Alman kalitesinin biraz uzağındalar. Eksiklikleri çabuk ortaya çıkıyor. O nedenle ana hedefimiz, “Made in Germany” kalitesinde hizmet verebilmek. Böylelikle de Türkiye’nin standartlarının gelişimine bir anlamda katkıda bulunmuş olacağız. Mühendislik firması olarak, büyük gruplar için anahtar teslimi projeler yapmayı amaçlıyoruz.

 

Gündemimizdeki en önemli projelerden biri de üniversite. Hedefimiz, dünya çapında Üniversitelerin kalitesinde bir üniversite kurabilmek. Mühendislik fakültelerinin ağırlıklı olacağı üniversitenin toplamda 19 Fakültesi olması planlanıyor.

Ana hedefimiz Üniversite’nin standardını, Almanya’daki üniversite standardına getirebilmek. Çünkü Türkiye’de yetiştirdiğimiz mühendislerin Alman kalitesinde olmasını çok istiyoruz. Türkiye’ye de Alman şirketi olarak girdiğimiz için, eksiklikleri görebiliyoruz.

İşin bir de şöyle bir boyutu var: Avrupa’da hizmet sektörü gittikçe ön plana çıkıyor. Avrupa artık kendisini sanayi malları üreticisi olarak görmüyor. Endüstrinin büyük bir kısmı, Hindistan’a, Çin’e kaymış durumda. Tabi ki Hindistan ve Çin’de gittikçe gelişecek onlar da kendilerine mühendis yetiştirecek. Bu sefer hizmet savaşları ortaya çıkacak. Nasıl ki, sanayi savaşını Çinliler kazandı…Bunun sonrasında mühendislerin eğitim kaliteleri yükselecek. Yetiştirdiğimiz mühendislerle, hizmet savaşında daha güçlü yer alabilmek arzusundayız.

 

Bildiğiniz üzere bir ülkenin zenginliği patentlerinin zenginliği ile doğru orantılıdır. Mesela Almanya ‘da yılda ortalama 60.000’in üzerinde patent kaydı gerçekleşiyor. Türkiye’nin maalesef patentler konusunda hakettiği rakamlara ulaştığından bugün için söz etmemiz mümkün değil.

 

Beyin takımı neredeyse, güç oradadır. Beyin takımını Türkiye’ye getirdiğinizde, “Türk şirketidir” diyebiliyorsunuz. Beyin takımı Almanya’da ise o Alman şirketidir. Şirketin merkezini burada kursanız bile, beyin takımı olmayınca güç Türkiye’nin olmaz. O nedenle bizim için beyin takımının yetişmesi çok önemli.

Beyin takımı sanayi dünyasının çok önemli noktalarından birisidir. O nedenle “Made in Germany” çok tutulan bir markadır. Rusya’da olsun, Amerika’da olsun beyin takımına sahipseniz “High Potencial Engineering” herkes sizin kapınızı çalar. Standart yüzlerce mühendislik şirketi var. Sadece fiyat odaklı pazara girebilirler. Ama özel işler yaparsanız o zaman fiyatlarınız ona göre belirlenir. Bunun için de mühendislik ekibinin olması gerekiyor.

 

Mühendislik şirketi olarak, Türkiye’de ciddi projeler yapma düşüncesindeyiz. Gemilerde, lokomotiflerde ve enerji sektöründe kullanılabilen gaz motorları üreteceğiz. Beyin takımı, burada olsun diye bu yatırımı yapmayı çok arzuluyoruz. Bir başlangıç olarak Think-thank’i Türkiye’ye yi getirmiş olacağız. Motorların dizaynları bitti. Üretimin yüzde 75’i Türkiye’de yapabilmeyi hayal ediyoruz mümkün olabilirse… Fakat, son montajı Almanya’da yapacağız. Çünkü, Alman markası olduğunuz zaman fiyat yüzde 30 daha fazla oluyor. Türkiye, taşeron bir ülke olarak tanındığından ne yazık ki fiyat düşük. Motor kalitesi aynı olsa da sonuçta imaj sorunu var.

 

Türkiye’ye gerek enerji, altyapı, endüstri, sağlık konularında hizmet vermeyi hedefliyoruz.

 

Kurumsal Sosyal Sorumluluk projelerini çok önemsiyoruz. Başarıyı, zamanı, hızı kontrol eden sporcuları destekliyoruz.

Yaver Holding olarak Redbullairrace akrobasi dünya şampiyonu Hannes ARCH’ın sponsorluğunu üstleniyoruz. Türkiye’den de Eskişehirdemirspor’u destekliyoruz.

Dünyaca ünlü engelli atlama binicisi Michaels Meredith Beerbaum’un Deutschebiofonds olarak sponsorluğunu yapıyoruz..